Başkanlık için düşüncem yok

Tarih: 7 Ocak 2017 11:10
A
a
Birkaç gün önce Ticaret Odası Başkanlığı için mevcut Başkan Metin Güler’den başka ikinci veya üçüncü adayın olmadığını yazmıştım…
AK Parti’nin kurucu İl Başkanı ve İl Genel Meclisi’nin ilk sivil Başkanı Osman Yüksel’in adı geçiyordu…
Bu konuda bir çalışma içerisinde olduğunu da biliyordum…
ETO’da yönetim kurulu ve meclis başkanlığı veya oda da etkili olan isimlerle görüşerek onlarla bir değerlendirme yaptığını da duymuştum…
Geçtiğimiz gün kendisine telefon ettim ve aday olup olmayacağını sordum…
“Öyle bir niyetim vardı. Ancak bugün bu düşüncemden vazgeçtim. Artık işime gücüme bakıyorum. Kulağıma adaylık için ikinci bir isim gelmiyor. Son anda bir aday çıkmaz ise Metin Bey tek aday gibi görünüyor” demişti…
“ETO’da tek adaylı seçim olacak” yazımdan bir gün sonra Harun Karacan’ın başkan adaylığı döneminde ciddi çalışma yaparak destek veren bir isimle karşılaştık…
Ona,”Harun Karacan’ın ETO’ya aday çıkarma gibi bir çalışması var mı? Herhangi bir isim var mı kulağına gelen?” diye sordum…
“Harun Bey ile görüşüyoruz. Ancak bugüne kadar bir aday çıkaracağı veya düşündüğü bir adayın olduğunu kendi ağzından duymadım. Kulağıma da bir isim gelmedi. Harun Bey aday çıkarmış veya bir adaya destek vermiş olsa mutlaka duyardım” dedi…
Odalar Borsalar Tüzüğü ve kanun gereği oda seçimleri 4 yılda bir yapılması gerekiyor…
EKİM-KASIM’DA
YAPILACAKTI
ETO’nun seçimleri Ekim veya Kasım ayında yapılması gerekirdi…
Daha önceki yazımda da belirttim…
15 Temmuz Darbe Kalkışması ve ülkede yaşanan gerilim nedeniyle Ticaret Odası’nın normalinde Ekim ve Kasım ayında yapılması gereken seçimleri bakanlar kurulu tarafından ertelenmişti…
Üçer ay süreyle iki kez uzatıldı…
Bir uzatma daha söz konusu olmazsa Mart sonu Nisan başı gibi seçimin yapılması gerekiyor…
Mart sonu veya Nisan ayı içerisinde Ticaret Odası seçimleri olur mu?
Mayıs ayı içerisinde Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin (TOBB) Genel Kurulu var…
TBMM’de Anayasa değişikliği paketinin görüşmeleri 9 Ocak Pazartesi günü başlayacak…
İki hafta sürmesi bekleniyor…
Eğer Anayasa değişikliği paketi TBMM’den geçerse referandum yapılacak…
Referandumun da tarihi Nisan ayı gibi düşünülüyor…
Mayıs ayına kayma ihtimali de var…
Referandum nedeniyle ETO’nun da TOBB’un da seçimlerinin önümüzdeki Nisan veya Mayıs ayında yapılacağına ihtimal vermiyorum…
Belki ETO için ikinci bir ismin bugüne kadar çıkmamasının gerekçesi de bu olabilir…
HASAN TUÇ:
“DÜŞÜNMÜYORUM”
ETO seçimleriyle ilgili yazımı okuyan bir arkadaşım dün telefon etti:
“AK Parti’nin kurucu Merkez İlçe Başkanı Hasan Tuç’un da aday olacağını duydum. Bir araştır istersen” diye kulağıma kar suyu kaçırdı...
Telefonu kapatır kapatmaz Hasan Tuç’a telefon ettim…
“Hasan Bey ETO Başkanlığına aday olacakmışsınız? Böyle bir düşünceniz gerçekten var mı?” diye sordum…
Verdiği cevap şöyle:
“Sadi abi seninle hukukumuz farklı. Bu nedenle açık ve net olarak söylüyorum. ETO Başkanlığı için adaylığım söz konusu değil. Bir gazeteci arkadaş yazmış. Sağda solda konuşuluyor. Ama ben bugüne kadar bir kişiye dahi ‘adaylığı düşünüyorum’ bile demedim. İsmini gündeme getirenlere teşekkür ediyorum.”
“Peki, Harun Karacan ve AK Parti’den aday ol şeklinde baskı gelirse?” soruma,”Bugüne kadar bir teklif gelmedi. İl Başkanı Dündar Beyle ben adımın basında çıkması ve bazı yerlerde konuşuluyor olmamdan dolayı görüşmem oldu. Bu görüşmede ne ben ‘adayım’ demedim. Ne de Dündar Bey’den ‘aday ol destekleyelim’ diye bir şey söylemedi. İsmim üzerinde bir uzlaşma söz konusu olurda teklif gelirse oturur konuşuruz” dedi…
Yani bugün için Hasan Tuç’da adaylığı düşünmüyor…
ÜÇ AYDA 15 BİN
ÜYEYE KİM ULAŞIR?
Erteleme gerçekleşmez ise en geç Nisan ayında seçim var…
ETO’nun 15 bin üyesi var…
Bugün ‘adayım’ diye çıkacak bir isim üç ayda 15 bin üyeye ulaşması zor…
Meslek Komiteleri var…
Yapılacak istişareler sonucu meslek komitelerinin adayları belirlenecek…
Bunun için üç aylık zaman dilimi çok kısa…
 
*-********
Dün, bugün, yarın
Çok zaman önceydi. O kadar zaman önceydi ki zaman diye bir şey yoktu. İnsanlar güneş doğup batıncaya kadar yaşıyorlardı hayatı.
Bir daha hiç olmayacakmış gibi dolu ve anlamlı. Derken zaman diye üç parçalı şey icat etti insan. 
Bir parçasına DÜN dedi, diğer parçasına BUGÜN, öteki parçasına da YARIN. Sonra fesat karıştı zamana ve insan BUGÜN’ü unuttu. DÜN’ü düşünüp pişman oldu, YARIN’ı düşünüp telaşlandı. Ama işin ilginç tarafı tüm telaş ve pişmanlıkları güneş doğup batıncaya kadar yaşadı. 
Farkında olmadan rezil etti bu gününü. Oysa yarın, bugüne dün diyor, dün de bugün için yarın diyordu. Bir türlü beceremedi. Bir eliyle yarına, diğer eliyle düne yapıştı. BUGÜNÜ ELİNE YÜZÜNE BULAŞTIRDI... 
Mutsuz oldu insan ve ne gariptir ki yarının telaşını da, dünün pişmanlığını da hep bugün yaşadı; 
AMA BUGÜNÜ HİÇ YAŞAYAMADI....NE YARIN NE DE DÜN....
(alıntı)
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat