Eskişehir kültür sanat ve edebiyat dergileri

Tarih: 26 Ekim 2016 09:41
A
a
Dergicilik genel anlamda zor ve zahmetli bir iştir. Eğer özel bir alana çekerek kültür-sanat dergiciliği yapmak isterseniz işiniz daha da zorlaşır. Dergicilik de özellikle sürekliliği sağlamak dergi içeriği oluşturmak ve yayımlamaktan daha zordur. Ne var ki sanata ve dergiciliğe gönül veren insanlar, yenilen pehlivanın güreşe doymadığı gibi dergicilikten vazgeçmezler.
Eskişehirli Araştırmacı –Yazar Necmettin Koç, Cumhuriyet Dönemi (1924-2014)’nde yayımlanan dergileri ‘Eskişehir Kültür Sanat Dergileri’ adlı kitapta günümüze taşıyor. Bu konuda iki kitabı referans almış. İlki, Yard. Doç. Dr. Turan Baraz’ın ‘Başlangıçtan Günümüze Eskişehir Basını’, ikincisi ise Eskişehir Gazeteciler Cemiyeti’nin yayımladığı 1908-1988 Eskişehir Basın Tarihi. Her iki kitap da Eskişehir’deki basın alanında önemli iki bellek.  Şimdi de karşılaştığımız gibi, sanat yazarlarının çoğu ya gazetelerde yetişmiş ya da iyi yazarlar gazetelerde de yazmıştır. Gazete ile dergiler birbirlerinden farklı yolda olsalar da zaman zaman yolları kesişir. Faruk Şükrü Yersel, Vehbi Cem Aşkun,  Recep Bilginer, Rahmi Emeç gibi.
Tüm bu olup bitenlere rağmen dergiler basının ikincil çocuğu gibidir ve merkezinde gazeteler durur. Dergiler, çoğu zaman meraklılarını buluşturan bir mecra olmaktan öteye geçemez. Ancak dergiler özellikle zamanın insan üzerindeki etkilerini ve o zamana ait duygu ve duyumların ne olduğuna ilişkin önemli belleklerdir. Özellikle sanat dergileri. 
Necmettin Koç hocamız bu konuda önemli bir çalışmaya imza atmış. 1924 yılından itibaren günümüze kadar Eskişehir’de yayımlanan tüm dergilere ulaşmaya çalışmış.
Kitabı incelediğimizde ilk dergi olarak (1924) Demiryolu- Anadolu-Bağdat Şimendifer Cemiyeti tarafından yayımlanan dergi kayda girmiş. İkinci dergi ise Avukat Mecmuası (1927). Demiryolu Dergisi, beklenilenin tersine tanıtımında ‘İçtimai, ilmi, fikri ve edebi mecmua’ diyerek bu konuda kültür sanat dergiciliğindeki ilk adımı oluşturuyor. Daha sonra şair ve yazar Faruk Şükrü Yersel’in hazırladığı (1932) Halkevi dergisi yayımlanıyor.  İlk dergiden sekiz yıl sonra yayımlanan Halkevi dergisinden de on iki yıl sonra (1944) Abdülkadir Gürol tarafından Bozkır adlı dergi yayımlanıyor. Demiryolu dergisinin o yıldan bugüne yayınını sürdürdüğünü öğrenmek beni mutlandırdı.
Necmettin Koç, kitapta Eskişehir’de beş bölümde 93 dergiyi incelemiş. Her birinin yazar kadrosundan içeriğine kadar ayrıntılı bilgiler aktarmış. Kitabı incelediğimizde kültür sanat dergilerinin arasında karikatür dergileri de yer alıyor. 1953 yılında Dalga ve Saksağan adında iki dergi yayımlanıyor. Daha sonra 1955’te bunu Çimdik dergisi takip ediyor. Sonraki dergi 1992 yılında çıkıyor daha sonraki dergi Fırça, 2011 yılında yayımlanıyor.
Hocamız, kitapta, günümüzde yayımlanan dergilere de yer vermiş. Bunlardan, Motto, Follow Magazin, Balkon, Campus, gibi dergileri kültür ve sanata yer veren magazin dergileri olarak tanımlamış. Hocamız her ne kadar önceleri magazin dergileri listemde yok dese de kültür ve sanat, yaşamın her alanında olduğu gibi magazin dergilerinde de kendine yer açıyor. Bunda yazarların olduğu kadar dergilerden beklentilerin de durumu zorladığını düşünebiliriz.
Yazar olmak kadar yazılan şeylere ulaşmak için hazırlanan bu tür bibliyografik eserler önemli kaynaklardır. Hem bugüne kadar Eskişehir’de hangi dergiler yayımlanmış hem de kimler gelip geçmiş bunları görebilmek açısından önemli, bir eser hazırlanmış. Eskişehir adını bugüne kadar, gerek Eskişehir gerekse yurt içinde yayımlanan dergilere taşıyan Faruk Şükrü Yersel, Ümit Yaşar Oğuzcan, Cemal Süreya ve Eskişehir’li Yedigün Şairleri olarak bilinen,  Ümit Yaşar Oğuzcan, Ali Fehmi Bulver, Rıza Ümit, Turhan Atay, Yahya Benakay, Rıza Polat Akkoyunlu’yu da saygı ile anmak isterim. 
Başta da dediğim gibi dergicilik bir gönül işidir. Sürekliliği sağlansın ya da sağlanmasın, ortak bir amaç yakalandığında bir biçem kazanarak ortaya çıkıverir. Bugüne kadar bu konuda çalışan, emek ve gönül veren şair ve yazarlarımıza ve onları tekrar hatırlamamızı sağlayan Necmettin Koç’a yürekten teşekkür ederim. Yazanın ve sunanın kalemine esenlik olsun.
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat