Gebelikte kafein tüketimine dikkat!

Tarih: 25 Aralık 2016 09:15
A
a
Kafein, günümüzde sürekli olarak tükettiğimiz kahve, çay gibi pek çok içecekte meşrubatlarda  ve  kolalı içeceklerde kakao ve çikolata içeren ürünlerde, hatta bazı ilaçlarda ağrı kesicilerde, sinir sistemi uyarıcı ilaçlarda ve alerji ilaçları içinde  bulunabilen önemli bir madde. Kafein, kan basıncını  ve kalp atım hızını artırır. Vücuttan dopamin ve adrenalin hormonlarının salgılanmasıyla,  uyanıklığı sağlar ve enerjiyi artırır. Ancak birtakım sağlık sorunlarına yol açmaması açısından uyarıcı niteliği olan kafeinin doğru tüketim miktarının bilinmesi gerekiyor. Özellikle gebe kadınların hem kendi hem de bebeğinin sağlığı için günde 1-2 fincandan fazla kafein tüketmesi önerilmiyor. Aksi takdirde fazla alınan kafein erken doğum, anemi, düşük yapma gibi sorunları beraberinde getirebiliyor.

Sindirmesi 2 saat alabilir

Kafeinin etkisi ağızdan alındıktan 5-10 dakika sonra başlıyor. Sindirim sistemindeki emilimi 45 dakikada tamamlansa da tamamen sindirilmesi 2 saati bulabiliyor. Kafeinin vücuttaki dolaşımını ve etkilerini şöyle: Kafein karaciğerde metabolize olarak basit difüzyon ile hücrelere taşınıyor. Beyin, testis, fetus dahil her dokuya kolayca ulaşabilen kafein, santral sinir sistemini uyarıyor (kalbin daha hızlı atmasına neden olur. Sinir sistemi üzerinde farklı etkileri olabilir bazı kişileri uyanık tutarken bazı kişilerde uyku problemine neden olmaz), düz kasların gevşemesini sağlıyor. Kalp atım hızını artırarak (kalp kası fonksiyonlarını bozabilir, taşikardi ve ritim bozukluğuna neden olabilir) kafein, günde 1 fincana eşdeğer 300 mg’dan fazla tüketildiğinde diüretik etki ile kalsiyum, magnezyum, potasyum, sodyum ve klor atımını da artırıyor. Bu artış ise, (osteoporoz, kas krampları, uyku bozuklukları, iştahsızlık, kalp ritminde bozulmalar, barsak sistemi hastalıklarına) sebep oluyor.

Düşük riskini artırıyor

Gebelerde kafein tüketim miktarının belli sınırlarda olması gerekiyor. Plasentadan doğrudan geçen kafein, fetüsün henüz gelişmemiş karaciğerinde metabolize edilemiyor. Bu sebeple bebekte fetal büyüme geriliği,düşükler, düşük doğum ağırlığına neden olabilir. Yapılan bazı araştırmalarda ilk 3 aylık dönemde kafeinin, fetüsün oluşmakta olan merkezi sinir sistemi üzerine baskılayıcı etkileri olduğu sonuçları bulunuyor. Gebeliğin ilk 3 aylık döneminde düşük riskini artıran kafein, bebeğin kemik yoğunluğu ve kalsiyum içeriğine de zarar verebiliyor.

Kalp rahatsızlıklarına yol açabiliyor

Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ile Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi’nin (FDA) verilerinde günlük kafein tüketiminin maksimum 300 mg ile sınırlandırılması gerekiyor. Amerikan Kadın Doğum Cemiyeti (ACOG) ise bu miktarın günde maksimum 200 mg olması gerektiğini belirtiyor. Bebeğin anne karnındaki kafeini metabolize edemediğinden dolayı önerilen miktardan fazla alınan kafeinin yol açtığı durumları şöyle: 

•    Düşük ağırlıklı doğumlar
•    İlk 3 ayda düşük riskinin artması
•    Taşikardi ve artitmi gibi kalp rahatsızlıkları
•    Erken doğum 
•    Demir, çinko gibi minerallerin emiliminde azalma
•    Annede anemi riski
•    Uyarıcı özelliği sebebiyle kan basıncı ve kalp atımında artma
•    Diüretik etkisi nedeniyle vücuttan idrarla su atımında artma


**KUTU**

İçeceklerdeki kafein miktarı

1 fincan filtre kahve 135-200 mg
1 fincan espresso 100 mg
1 fincan cappuccino 100 mg
1 fincan Türk kahvesi 57 mg
1 fincan demleme çay 20-110 mg
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat