Prof.Dr. Alper Çabuk

Küçük bir hikaye

Tarih: 21 Kasım 2016 09:18
A
a
Sürdürülebilir Yaşam Film Festivali diye bir etkinlik var. Sürdürülebilir Yaşam Kolektifi adını taşıyan bir grup tarafından yürütülüyor. Sürdürülebilir Yaşam Kolektifi, 2007 yılında, sürdürülebilirlik alanında ortak vizyonu olan ve Türkiye’de bu alanda bir eksiklik olduğunu düşünen bir grup arkadaş tarafından kurulmuş. Kolektif, hem sürdürülebilirlik kavramını anlaşılır kılmak, hem de sürdürülebilirlik alanında yaptıkları çalışmaların görünürlüğünü artırmak için bir yol aramış ve bu film festivalini gerçekleştirmeye başlamış. Bu film festivali dokuz yıldır sürüyor ve son yıllarda festivale dahil olan kentlerden biri de Eskişehir. Ancak ne yazık ki bu bilgileri bu yazıdan öğrendiyseniz ve bu yazıyı okuduğunuz saatlerde eğer film festivaline katılmadıysanız, herbiri birbirinden güzel ve etkileyici onlarca filmi ücretsiz olarak izleme şansını yitirdiniz demek...

“Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre 6.5 milyon insan, hava kirliliğine bağlı olarak hayatını kaybediyor. Aynı rapora göre dünya üzerinde 660 milyon insan, içilebilir su kaynağından mahrum yaşıyor. Çevre ve doğal kaynaklar konusunda dünyada birçok problem yaşanıyor. İşte bu problemler için farkındalık yaratmaya ve insanları bilgilendirmeye çalışan bir festival var. 2008’de başlayan Sürdürülebilir Yaşam Film Festivali kapsamında farklı şehirlerde ve ilçelerde filmler ve belgeseller gösterilmeye başlandı. Bugüne kadar 170’e yakın film ve belgeselin gösterimi yapıldı. Bu gösterimler tamamen ücretsiz ve halka açık olarak yapıldı. Filmler konu açısından sadece sorunları değil aynı zamanda ortaya konan sorunun çözüm yolunu da gösteriyor. Sürdürülebilir Yaşam Film Festivali sadece insanlara filmler, videolar izleterek farkındalık yaratmıyor. Çoğu kişinin hayal dünyasında değişime yol açarak onlar için de farklı dünyaların kapılarını açılıyor”. Sürdürülebilir Yaşam Film Festivali’nin dahil olduğu Sabancı Vakfı Fark Yaratanlar Programı ağında yer alan Festivalin tanıtım filminde etkinlik bu şekilde tanıtılıyor.

Bu yılki festival 17 Kasım akşamı Tepebaşı Belediyesi Özdilek Kültür Merkezi’nde başladı. Ne yazık ki aynı tarihte İstanbul’da mülteci krizini acil durum mimarlığı çözümleriyle yeniden düşünmeyi hedefleyen uluslararası bir konferanstaydım, başını kaçırdım. Ancak dün, festivalin son gününde ağırlıklı olarak küresel iklim değişiklikleri ile ilgili bir filmde moderatörlük yapmam, filmden sonra filmi izlemeye gelenlerle birlikte değerlendirmem istendi. Bu amaçla festivalin ancak son gününe katılabildim. İzlediğimiz film çok güzel ve etkileyiciydi; katılımcılardan bir kısmı çok bilinçliydi. Yalanı yok, gelecek için daha fazla umut beslememe vesile oldu bu film festivali. En azından çok da yalnız olmadığımı fark ettim.

..........................

Gücüm yettiğince bu sorunlardan bahsetmek, farkındalık yaratmak amacıyla kongre kongre, şehir şehir, ülke ülke geziyorum. Elimden gelen bu kadar. Aslında farkındayım, bu yüzden ailemi ve çocuklarımı çok ihmal ediyorum. Ama bir gün anlayacaklar, daha yaşanabilir olması için uğraştığım gelecek, onların geleceği... Elimden geleni ne yazık ki şimdilik bu kadar; kongre kongre, şehir şehir, ülke ülke gezmek ve nefesim yettiğince bilinç uyardırmaya çalışmak...

Geçen haftadan önce İzmir, Ankara, geçen hafta Ankara, İstanbul, Eskişehir, bu hafta İstanbul, gelecek hafta Azerbeycan, daha sonraki hafta Antalya...

Çok sevdiğim bir film vardı. “Pay it forward”, ‘İyilik Yap, İyilik Bul’ diye çevrilmişti sanırım Türkçeye. İşte bu filmde başrol oyuncusu ilkokul öğretmeni ödev olarak öğrencilerinden dünyayı değiştirecek bir öneri geliştirmelerini istiyor. Öğrencilerden biri “Peki dünyayı değiştirmek için sen ne yaptın?” diye soruyor. Öğretmen “Bu fikri size aşıladım” diye yanıtlıyor...

İşte benimki de öyle bir hikaye...
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat