Mevlid Kandili

Tarih: 9 Aralık 2016 09:18
A
a
Önümüzdeki 11 Aralık Pazar gününü Pazartesi gününe bağlayan gece mübarek Mevlid Kandili’dir. Bir başka ifadeyle Yüce Allah’ın: “(Ey Muhammed!) Seni ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik”[1] buyurduğu ve “Sen elbette yüce bir ahlâk üzeresin”[2] ayetiyle de ahlakını övdüğü Hz. Peygamber (sas)’in 1445’nci doğum yıldönümüdür.
 
Bu gece Mevlid şairi Süleyman Çelebi’nin “Yaradılmış cümle oldu şadüman, gam gidüp alem yeniden buldu can” ifadesinde olduğu gibi âlemlerin can bulduğu, insanlığın peygamberlik müessesinin son temsilcisi olan Hz. Muhammed (sas)’e kavuştuğu gecedir. Bu gece, insanlık tarihindeki en büyük zulümlerin, haksızlıkların son bulduğu ve insanlığın, hakkına, haysiyetine, insanlığına kavuştuğu gecedir. Bu gece şirk, küfür ve karanlık parçalanmış, yerini, tevhide, imana, aydınlığa bırakmıştır. Bu gece, asırlardır bütün dünyada hâkim olan, ırk, dil, renk, bölgesel farklar dolayısıyla yaşanan ayrımcılığın, insanların birbirlerine karşı beslediği ön yargıların, anlamsız savaşların, servetin tekelleşmesinin, insanlığın köle edilmesinin, yoksulluk ve sefaletin son bulduğu gecedir.
 
Onun gelişini Yüce Allah Kur’an-ı Kerim’de şöyle açıklamıştır: “Ey Peygamber! Biz seni bir şahit, bir müjdeleyici, bir uyarıcı; Allah'ın izniyle kendi yoluna çağıran bir davetçi ve aydınlatıcı bir kandil olarak gönderdik.”[3] Bütün peygamberler gibi o da insanlığı kıyamete kadar tevhide çağıran bir davetçidir. Karanlıkları aydınlatan bir ışıktır. İman edip salih amel işleyenleri ahiret hayatında karşılaşacakları güzelliklerle müjdeler; imandan ve salih amelden uzak kalanları da yine ahiret hayatında karşılaşacakları muhtemel tehlikeler konusunda uyarır. Allah’a inananların imanına da yârin kıyamet gününde şahitlik edecektir.
 
Bu gecede bize düşen görev, Allah Teâlâ’nın “De ki: "Eğer Allah'ı seviyorsanız bana uyun ki, Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın. Çünkü Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir. De ki: "Allah'a ve Peygamber'e itaat edin." Eğer yüz çevirirlerse şüphe yok ki Allah kâfirleri sevmez.”[4] Ayeti ile Sevgili Peygamberimiz (sas)’in: Sizden biriniz, beni, çocuğundan, ana-babasından ve bütün insanlardan daha çok sevmedikçe kâmil manada iman etmiş olmaz”[5] hadis-i şerifi üzerinde düşünmektir. Ayet-i Kerime’den anlaşılacağı gibi Allah sevgisinin görüntü alanı Peygamber’e uymak, onun peşi sıra gitmektir. Yani, Allah sevgisine giden yol Peygambere itaatten geçer. Öyleyse biz de başta Kandiller olmak üzere, her zaman Peygamber’e itaat konusunda kendimizi sorgulamalı, varsa bir eksikliğimiz onu telafi etmeye çalışmalıyız.
 
Yüce Allah bizi Sevgili Peygamberi Hz. Muhammed Mustafa (sas)’nın getirdiği nurlu yoldan ayırmasın. Amin!
 
 
[1] Enbiya, 21/107
[2] Kalem, 68/4
[3] Ahzab, 33/45-46
[4] Al-ü İmran, 3/31-32
[5] Müslim, Kitabü’l-İman, 70
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat