Sevelim Sevilelim…

Tarih: 28 Kasım 2016 09:35
A
a
Her 24 kasım’da Tepebaşı Belediyesi ile Türkiye Futbol Antrenörleri Derneği TÜFAD Eskişehir Şubesi’nin ortaklaşa düzenledikleri “Sinan Alağaç” anma etkinliği sevenlerinin katılımıyla Esentepe Mezarlığı’nda yapıldı.      
 İnsan mezarlıklara gidince biraz içe dönüyor,  biraz kendini sorguluyor, yaşantısını, yaşamını süzgeçten geçiriyor. Bir nevi özeleştiri yapma ihtiyacı hissediyor...
Herkesin muhakkak dikkatini çekmiştir! Mezar taşlarında isimler var ama makam, mevki ve rütbe yazmıyor. Yine herkesin bildiği gibi bunun anlamı burada herkes eşittir. Yani bu mekânda; Makamlar anlamsız, mevkiler çaresiz, rütbeler geçersizdir…
O zaman; ”Yaşam nefes almak ise, ölümün nefes vermek olduğu” kısacık yaşam çizgimizde, nefes almamız bittiğinde,  yaşadıklarımız ve yaşattıklarımız kalıyor geriye…
Merhum “Sinan Alağaç” otuz bir yıldır mezarı başında anılıyor. Sinan vefat ettiğinde yirmi beş yaşındaydı. Yirmi beş yıllık yaşantısına çocukluğunu koyun on dört yıl, dört yılda erişkinlik çağı etti on sekiz yıl, geriye yedi yıl kaldı. Demek ki bu kısa sürede yaşadıkları ve yaşattıkları, onun anılmasına sebep oluyor…
            Ahlaklı başarılı bir sporcu kimliği ile akıllarımıza kazındı. O kadar kısa yaşam çizgisi oldu ki, bozulmaya fırsatı bile olmadı. Bu yüzden anılmayı ve hatırlanmayı fazlasıyla hak ediyor…
Bu vesileyle bu güne kadar ebediyete intikal etmiş, Antrenörlerimizi, Sporcularımızı, Yöneticilerimizi ve sporla ilgili tüm isimsiz kahramanlarımızı rahmet minnet ve saygıyla bir kere daha andık. 
Şimdi yaşam bu kadar kısa iken birçok konulardan ders çıkartmamız gerekirken, ders verilmeye çalışılması, ders verenlerin sanki bu dünyadan hiç göç etmeyecekler gibi hatır gönül kırmaları anlaşılacak gibi değil.
Bu dünyada insan kalbini kırmak kadar kötü başka ne olabilir. Yunus Emre’nin dediği gibi “Yaratılanı severim, yaradandan ötürü” sözü, birçok şeyi anlatmıyor mu?
Musalla taşında hocanın nasıl bilirdiniz sorusuna, iyi bilirdik, iyi insandı dedirtmek çocuklarımıza ve sevdiklerimize bırakacağımız en büyük miras değil mi?
Bizler neyin peşindeyiz?
           Öyleyse herkes fırsat buldukça mezarlıklara uğramalı, kendi iç dünyalarıyla hesaplaşmalı, öz eleştirilerini yapmalı…
Ulular ulusu, vahdeti vücut felsefesinin temsilcisi, Arı Türkçenin mimarı,  büyük ozan Yunus Emre ne diyor;
  “Sevelim Sevilelim.  Dünya kimseye Kalmaz…”
1000
icon
Harun Aymergen 28 Kasım 2016 14:02

Yüreğinize sağlık Ahmet Hocam. Çok çok güzel bir yazı olmuş. Bu toplum nefretle değil ancak sevgiyle birarada yaşayabilir. Tekrar tebrikler.

0 0 Cevap Yaz
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat