Prof. Dr. Cengiz Türe

Toplumsal ağrı eşiği…

Tarih: 24 Aralık 2016 10:49
A
a
Bugünlerde ülkemiz zor günlerden geçiyor... Her gün gelen şehit haberleri hepimizi derinden üzüyor. Tüm şehitlerimize Allah’tan rahmet ve milletimize başsağlığı diliyorum…
Ülkemizde yaşanan bu sürecin insanlar üzerinde yarattığı karma ruh hali, giderek kaygılarımızdan korkmaya başlayıp öfkeye, öfkeden nefrete ve nefretten acı çekme haline dönüşüyor…
Benim kaygım ise yaşanan bu olayların toplumsal ağrı eşiğimizi ne yönde etkilediği konusunda…
İnsanların bedenlerinde ortaya çıkan ağrıyı hissetme düzeyini tanımlamayan tıbbi bir kavramdır, ağrı eşiği…
Yani bir sancı karşısında ağrı eşiği yüksek olanlar daha az ya da hiç acı hissetmezlerken, düşük ağrı eşiğine sahip olanlar acıyı daha çok hissedebilmektedirler.
Bence insanların olduğu kadar toplumların da çeşitli sorunlar karşısında bir ağrı eşikleri var… Buna toplumsal ağrı eşiği de diyebiliriz…
Toplumsal ağrı eşiğinin çok yüksek olması toplumun duyarlılıklarını ve reflekslerini yavaşlatırken, ağrı eşiğinin düşük olması ise korkularımızı/kaygılarımızı arttırarak acılara olan direncimizi azaltabilmektedir…
Başka bir deyişle; toplumsal ağrı eşiği yükseldikçe duyarsızlaşacağız, düştükçe acılar içinde korkarak yaşayacağız… Türkiye’ de yaşamak yerine, başka ülkelere yerleşme hayali kuranların sayısının giderek artması da, bunun en güzel kanıtı olsa gerek…
Bu korku halinin nelere sebep olabileceğini, Fransız oyun yazarı Beaumarchais şöyle ifade ediyor; “Tehlikeyi görünce korkan, ayaklarıyla düşünmeye başlar…”  
Oysa şu sıralarda ülkemizin ihtiyaç duyduğu şey, korkularının efendisi olmayı başarıp, mutedil/ılımlı bir toplumsal ağrı eşiğini koruyarak, akıl ve zekânın ürünü olan cesarete sahip olmaktır.
İş ülke için bedel ödemeye gelince, çareyi ayaklarının aklında aramak değildir, çözüm…
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat