BAŞARILAR DİLERİZ - WEB

MESUT HOŞCAN AÇIKLAMASI

Tam Metin 26 Mayıs 2016 17:00
Videoyu Aç MESUT HOŞCAN AÇIKLAMASI
A
a

Mesut Hoşcan'ın açıklamasının tam metni

Onurumuzla ve bütün gücümüzle verdiğimiz mücadele sonunda ligde istediğimiz bir sonucu elde edemedik. Başta Sayın Valimiz Güngör Azim Tuna olmak üzere, son 6 aydır bizimle bu mücadeleye katkı koyan herkese şükranlarımızı sunuyorum.
Özellikle şunu belirtmek isterim...
Hepimizin kendi iç hesaplaşmasını yapması gerekebilir; Benim, bu camiada olan bazı insanların, kentteki bazı dinamiklerin, bazı medya kuruluşlarının veya art niyetli davranan kişilerin....
Ama anlı ak, gönlü huzurlu bir grup var ki, onlar sadece bizlere değil, tüm Türkiye’ye bir takım sevgisi, iyi günde ve kötü günde birlik olma duygusu nasıl yaşatılır öğrettiler.
Eskişehirspor’u ikinci devre maçlardaki her 90 dakika durmadan destekleyen taraftarlarımızdan bahsediyorum.
Ligin başlaması ile birlikte oluşan olumsuz havayı, çatlak çıkan sesleri bitirerek takımlarının her anında yanında oldular.
Bu taraftara istediğini veremediğimiz için üzgünüz.
Bu tablo ile, bu şehrin armasının yüreğimizdeki gerçek değerini her fırsatta hepimize hissettirdiler. Biz de onların yarattığı bu büyük atmosferle gece gündüz demeden çalıştık.
Ama olmadı.
Lig bitene kadar, herkes konuştu. Ben konuşmadım. Hep aynı şeyi söyledim; “Lig bitene kadar, tek odağımız içinde bulunduğumuz mücadele. Onun için söyleyeceklerimi lig bitimine saklıyorum” diye.
Bu açıklamada, üç yıl öncesinden başlayan ve bugün bizi bu duruma getiren bütün konular hakkında tüm detaylardan bahsedeceğim. Daha detaylı ve önemli konulara da kongrede değineceğim.
Hedefim, ortada bulunan başarısızlığı başkalarına mal etmek değil. Bu açıklamada, kendi yapamadıklarımızdan da bahsedeceğim. Hangi lobilerin, hangi güçlerin bu süreçte hedeflediklerine nasıl ulaştığını da anlatacağım.
Geldiğimiz noktanın tekrarının yaşanmaması için, gerçekten neler yapılmalı, ondan bahsedeceğim.
Merak edilen konu ile ilgili görüşümü en başta belirteyim:
Önümüzdeki Olağanüstü Kongre’de aday olmayacağım. Sorunun bir parçası olarak görülüyorsam, tabii ki olmayacağım. Eskişehirspor sevgisi bunu gerektirir.
Ama sorunun parçası değil, bir nevi sebebi olanların ve başka menfaatleri yüzünden bu kulübü kullanmak isteyenlerin de gerçek yüzünü bu açıklama ile anlatacağım.
Ayrıca Eskişehirspor’un geleceği için, benim gibi düşünen yüzlerce kongre üyesinin ve taraftarımızın da ortak fikirlerinden bahsedeceğim.
Hedefim, bu kötü tablodan hepimizin ders çıkarması için samimi bir şekilde içimi dökmek. Ve damdan düşen biri olarak, bundan sonraki nesillere bir hisse bırakmak.
Mesut Hoşcan’ı suçlamak en kolayı...
Yönetime suç bulmak, basit hesaplamalarla çözüm üretmek en rahatı...
Lig bitene kadar susmamın sebebini bütün kamuoyu biliyor. Takıma odaklanmak, kentin bir arada kenetlenmesi için uğraşmak...
Var gücümle bu hedefe kilitlendim. Her türlü manipülasyona, hakarete, yalana ve iftiraya bir kere bile cevap vermedim.
Gazetelerde, olmayan vaatler havada uçuşurken, bir kere bile yapıcı olmayan yaklaşımda bulunmadım.
Benim yüreğim Eskişehirspor sevdasıyla yanıyor.
Başka bir gündemim, bu kulüp üzerinden başka bir ajandam veya başka lobilerle işim yok benim.
Her şeyimle bu takımın başarısı için uğraşmak, herkesin iyi niyetli katkısını boşa çıkarmamak adına sustum.
Kendisini Eskişehirspor’un kahramanı ilan edenlerin,  kapılı kapılar ardında iş çevirip, kamuoyu önünde laf ebeliği yapanların gerçek yüzünü şimdi öğreneceksiniz.
Bana eğer sorarlarsa;
“Üzgün müsün?”
Çok üzgünüm...
“Kırgın mısın?”
 Çok kırgınım...
“Pişmanlıkların var mı?”
Çok var...
“Vicdanen rahat mısın?”
Evet... Bir Başkanın yapabileceği her şeyi yapmanın, takımım için maddi ve manevi her şeyimle mücadele  etmenin verdiği huzurla bu sokaklarda yürüyeceğim.
Ben para konuşmayı seven bir adam değilim. Ama basından herkes takip etti; ne kadar büyük miktarlarla bu işi ayakta tutmak için uğraştığımı...
Şimdi, herkesin kendine şunu sormasını istiyorum.
Takımı için canını bile vereceğini (!) söyleyen bir kişi, Eskişehirspor için düzenlenen bir yardım kampanyasına taahhütte bulunup, sonrasında zorla bu miktarın çok azı kadar para veriyorsa; söyler misiniz ne diyebilirim?
Özellikle son 2 maçta rahmetli hacı anama ve aileme, ağza alınmayacak ağır küfürlerin edilmesini sağlayıp, bir insanın onuru ve gururu ile oynamayı kahramanlık zannedenler mi, yoksa ben mi bu sokaklarda huzurla ve rahatlıkla yürümeliyim?
Federasyonla, hakemlerle, rakip takımların lobileri ile mücadele ederken, sırf kendi menfaatine uygun şartlar oluşsun diye siyaseti de spora sokup, 6 bakanlıktan teftiş yaptırmak için girişimlerde bulunup, bizleri haksız yere zan altında bırakmaya çalışanlara, söyler misiniz ne diyeyim?
Hatırlarsanız, ligin başlarında Anemon Hotel’de bir toplantı olmuştu. Buraya katılan bir eski başkanımız, 6 ayrı bakanlıktan teftiş edileceğimizi söylemişti. O toplantıya katılan herkes bu beyana şahittir. Bir gün sonra bize bir tebligat ulaştı. Ve bütün zorluklarla mücadele ederken, birilerinin organize ettiği bu teftişle uğraştık.
Önemli olan gündemimizi doldurma ve kafamızı bu işlerden kaldıramamaktı. Bana bu tebligatı yaptıran kişinin yöneticilik geçmişine bakın, bir de benimkine...
Kamuoyunu Bilgilendirme Raporları ile düzenli olarak camiaya hesap veren ve uluslararası denetim firmalarına kulübü denetlettiren benim... Bu teftişle uğraşmamın kulübe faydası yok.
Ama bu uğraşlara vakit ayırırsak ve takımımız düşerse başkalarının “laf üretme ve tekrar kulübü eski bildiği hale getirme” şansı olacaktı.
Teftişin sonunda, resmi bir rapor oluşturuldu. Bu rapor da şahsıma ve kulübe teslim edildi. Raporun içeriğini detaylı anlatmama gerek bile yok... Rapor, tertemiz... Hiçbir usulsüzlüğe rastlanmadığını açıkça belirtiyor.
Ben takımımızın yaşadığı hakem hatalarına karşı durup, taraftarımızla omuz omuza bir mücadele verirken, birileri de şahsi menfaatlerine ulaşmak için bizi bunlarla uğraştırmaya kalktı.
Şimdi soruyorum size, bu Eskişehir’in sokaklarında bu zihniyet mi, yoksa ben mi huzurla dolaşmalıyım?
Hatırlayın, henüz hazırlık maçlarımızı yaparken, birileri sistemli olarak etrafa “Bu takım düşecek” fikrini yaymaya başladı. Organize bir şekilde bu fikri aşılamaya başladılar. Ben ve yönetimim, taraftarlarımız direnişi ve mücadeleyi bırakmadık. İnadına bırakmadık. Son haftaya kadar bu takım ligde kalma şansını yitirmedi. Demek ki, birileri temennisini açıklamış, bu temenni oluşsun diye elinden geleni yapmış. Şu anki tablo ortada.
Daha ligin beşinci haftasında başkan adayları, teknik direktörler ve ortaya konulacak paralar havalarda dolaşmaya başladı.
Biz de dedik ki, “Devre arasında bir kongre yapalım. Bu kongreye gelin, biz Eskişehirspor’un önünü açarız.”
Öncelikle 30 milyonlar yok oldu....
Aynı zihniyetler farklı isimler altında ortaya çıktı, sonra hepsi ortadan kayboldu...
O kongre öncesinde, belli medya kuruluşlarını kullanarak manşetler attırdılar; “Sahte faturalar kestiriyorlar, kaçacaklar” diye... Bakın ben hep buradayım. Hep de bu kentte olacağım.
Değdi mi, bu yalanları üretmeye? Bu kadar yalanın üretilmesine sebep olanların beklentiler ne? Kamuoyu artık, bunları da tartışacak.
Devre arasındaki o kongrede, takdir edilesi tek aday vardı: Uğraş Erkayman...
Kendisi, hiçbir beklentisi olmadan, o kongrede aday oldu. Ruhunda taşıdığı sevdayla sorumluluk almak için kendi listesini oluşturdu. O saatten sonra, onun dışında camiada laf çeviren kimsenin bir söz söylemeye hakkı yok.
Ocak ayındaki kongrede aday olmak istememiştim. “Kongre isteriz” diye ortalığı yangın yerine çevirenler ortada görünmeyince, şehrin kanaat önderleri aday olmamı istedi, beni adaylık için zorladı. Söyler misiniz, o kongreden önce ortaya çıkanlar, düzenlenen yardım kampanyalarına ne kadar destek verdi?
O kadar alışmışlar ki yalan söylemeye... Söyletmeye... Bir Valilik ziyaretindeki konuşmanın içeriğini değiştirmek  ve yiğitliğe leke sürdürmemek için, iki yıl önceki bir fotoğrafı bir basın grubu ile servis ettiler. O görüşmenin içeriğini herkes biliyor. Bu kadar dalavereye kim dayanabilir?
İkinci yarıda, Sayın Valimiz Güngör Azim Tuna devreye girdi. Son 6 ayda çözüm odaklı bir yönetim sergilediğimizi herkes gördü. Bu kulübün temel sıkıntısı kaynak problemi. Bu kulübü kimlerin borca soktuğu ortada.
Peki, bu zihniyet ne yazdırdı bazı medya kuruluşlarına; “Bu para nereden geliyor? Kaynağı belli değil.” diye... Onların derdi kulüp, kulübe destek olanların çabaları değil... Olay daha da kötüye gitsin... Kendi ilişkide oldukları, başka bir alandaki lobilerle kentin takımını ele geçirelim. Dertleri bu.
Ben, Sayın Valimiz Güngör Azim Tuna’nın çabalarının önünü açmak adına, geri planda durmayı bile kabul ettim. Dağınık olan kesimlerle bir araya gelsin, takımımız için bütünlüğü sağlama gayretleri başarıya ulaşsın, diye yapmam gerektiğine inandığım şeyi yaptım.
O zaman da, aynı zihniyet ve aynı medya grubu “Kulübü kim yönetiyor? Vali mi, Başkan mı?” diye fitne üretmeye çalıştılar. Şimdi, tüm güçleri ile bana saldırdıklarına göre, benim şu soruyu sormam doğru olmaz mı?
“Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu?”
Herkes şunu çok iyi bilsin...
Ben, iyi niyetle takımım için mücadele ederim. Başarılı olursam sevinirim, başarılı olamazsam da bunu kabullenip kenara çekilirim. Bu koltuk bizim babamızın malı değil.
Ama başkalarının da değil... Ben kulüp başkanı olarak, bu alaverelerle uğraşmakta başarılı olamadım. Kulübün davalık olduğu, yarattığı borç yeni doğmuş Eskişehirsporluların bile dilinde olan bu zihniyetin, yaptıklarından sonra profesyonel iletişim desteği ile kendini aklayacağı yer değildir, Eskişehirspor.
Sayın Valimiz bir çaba içindeyse, her anlamda bunun desteklenmesi gerekmektedir. Yeni yönetimin de aynı çözüm odaklı anlayışı benimsemesinin, kulübümüz için faydalı olacağını düşünüyorum.
Kimse unutmasın...
Eskişehirspor, başka yerden elde edilecek rant ve menfaat için, bu kentten olmayan lobilerin desteği ile insanların gururuyla, onuruyla oynayıp, camianın ve kentin zekasına hakaret edilecek bir yer değildir.
Kaynak bulmak için uğraşmamızın sebebi ne?
Takımın alacaklı hale gelmesinin sebebi ne?
Neden bu zihniyet aday olmak için “benim aday olmama şartını koyuyordu”?
Bütün bu anlattıklarımı gören kongre üyeleri ve taraftarlar bir daha kulübün bu sarmala gelmesine müsaade eder mi sanıyorsunuz?
Ben kongre üyesi olarak etmeyeceğim.
Çünkü bu iş, kişisel çıkarlar ve istekler doğrultusunda talip olmanın ötesinde bir iş olmalı.
Yapısal ve kaynak ile ilgili sorunlarımız kronik. Bunu hep söyledim.
Bir şehir takımı olarak, bütün kentin el birliği ile yöneteceği, taraftarın daha fazla söz sahibi olacağı, uzmanların ve profesyonellerin işin başında olduğu, altyapıdan sürekli oyuncu yetiştiren bir yapıya dönmemiz şart.
Benim, taraftara kulübü açmak istemem, şirketleşip herkesi bu kulübe ortak etmek istememin önünde engel olanlar mı, yoksa ben mi huzurla yürümeliyim?
Medyasından, sivil toplumuna, kamu ve bürokrasiden, yerel yönetimlerine ve camiasına, herkesin bir arada olduğu, istişare mekanizmalarının işletildiği bir yapıya geçmemiz şart.
Kısa vadeli konulan kaynakları değil, geleceğin Eskişehirspor’unu yaratacak, orta ve uzun vadeli bir oluşumu hayata geçirmeliyiz.
Geleceğimizi doğru organize edecek bir zihniyetin, kentle daha fazla işbirliğinde olacak bir yönetim anlayışının bu kulüpte hakim olması gerekiyor.
Şimdi, hâlâ eski düzen açıklamalar duyuyorum; (sosyal medyaya ve Eskişehir’deki bazı yayın organlarına bilinçli sızdırılan basitleşmiş oyunlar bunlar) X gelirse, büyük bir parayla geliyor. Y olursa sponsoru şu... Bu sızıntıların seçim zamanlarında havada uçuştuğunu ama hiçbir şekilde gerçeğe dönmediğini öğrenmedik mi sanıyorlar?
Sosyal medyaya düşen bir sızıntı ilginç... Malum zihniyetle anılan ve sponsor olarak adı geçen bir firma, şeker üretim firması ve şeker fabrikası... Neden şeker diye sormak gerekiyor belki de? Bütün bu yaşananların şekerle ne ilgisi var? İrdelemek gerekiyor. Hatta bunun için sadece bu kente değil, başka kentlere, hatta başkentteki lobilere de bir bakmak gerekiyor.
Önümüzdeki hafta kimin kiminle, ne konuşacağını, ne pazarlık yapacağını takip etmenizi, bu kulübün bir kongre üyesi olarak tüm camiamızdan talep ediyorum.
Biz bu takımın taraftarları olarak, ben de bir kongre üyesi olarak şuna inanıyoruz;
Bir kişinin üzerinde inşa edilen başarı olamaz. Bazılarının kişisel menfaati ile geleceği inşa edemeyiz. Hatta, şu da var... Benim gibi iyi niyetle uğraşıp varını yoğunu bu işe koyan insanlarla da olmaz.
Bu mücadele aslında, gelecek nesillerin mücadelesi olmalı.
Ben çıkardığım dersleri tüm camiamızla bu açıklama ile paylaşıyorum.
Bu kentte yaşayıp, Eskişehirspor camiası içinde sürekli bir yerlerde takım kötü olsun da, biz de nemalanalım diyenler de yaptıklarından ders çıkarsınlar.
Onlar da artık, bu takımın yakasından mevcut yapılarıyla düşsünler. Gelsinler, büyük bir camianın parçası olsunlar.  Kulübün maddi durumu ortada. Bu borçla işlerin artık çevrilemeyeceği ortada. Havalara bakarak, ufak ufak kaçıp kameralar önünde ağdalı konuşmakla olmuyor bu işler.
Ben, bu yıl her şeyle mücadele etmek zorunda kaldım.
Takımım ve kulübüm için yaptım. Şeffaf, herkese açık bir kulüp olma yolunda adımlar attım. Altyapı, tesisler ve yeni statla ilgili çok şey yaptım. İyi ki de yaptım. İyi ki de bu yolda bir adımım oldu.
Sportif başarı için de anlattığım mali şartlarda, yapılması gereken her şeyi yaptım.
Başarılı olsam, benim için başka şeyler söylenecekti. Ama sportif anlamda başarısız olunca, bu muhasebeyi de kamuoyunun önünde bu açıklama ile yapıp, kenara çekilmem gerekiyor.
Özellikle son iki maçta, sistemli bir şekilde ağır hakaret ve küfürleri duyduktan sonra insan soruyor kendisine; “Hiç sorumluluk almadan küfür edenler varken, neden bu kadar çaba?”
Bu kadar küfür ve hakaretten sonra, zaten kimse benden daha fazla fedakarlık beklenmesin.
Lig başında sosyal medyada başlatılan kampanya, aynı şekilde son iki maçtır başlatıldı. Aynı tezgah, aynı çaba... Ben de soruyorum şimdi; “Bu takımı kıymetli yapan sadece renkleri değil mi? Nedir bu kadar kendinden geçecek kadar, gözünü hırs bürümüş bir şekilde insanlara saldırı?”
Hepimiz şunu anlayalım... Bazıları için “Mesele sadece Eskişehirspor değil, hâlâ anlamadın mı?” şeklinde.
Gönlünü bu renklere vermiş, tribünde takımını destekleyen gerçek taraftarımızı bütün bu yaşananların dışında tutuyorum.
Bazı kongre üyeleri benden, olağanüstü genel kurul kararını geç almam konusunda baskı yaptı ve bayramdan sonraya kadar kulübün başında kalmamı istediler. Ben de, bu saatten sonra hızlıca kulübün önünü açmak ve bu kulübü uygun şekilde yeni başkanına devretmek istediğimi söyledim.
Şimdi hep birlikte göreceğiz...
Belli zihniyet “kukla” adaylar çıkarabilir...
Takımı değil de, kendi lobisini düşünen adaylarımız da olabilir...
En zor zamanda televizyonlara çıkıp prim vaat eden ama sonrasında arkasını dönüp giden adaylar da, “kurtarıcı” gibi kendine bir paye biçip, aday olabilir...
Benim inancım şu; Eskişehirspor camiası, gelecek vizyonu olan ve geleceğin kulübünü ve takımını hazırlayacak aday çıkarma potansiyeline her zaman sahiptir.
Ben ve arkadaşlarım da çıkacak bütün adaylara bakmak istiyoruz.
Sorumluluk almadan, havada uçuşan milyonların, göz boyayan vaatlerin nasıl karşılıksız kalacağını izlemek istiyoruz.
Ya da kulübümüzü kurumsallaştırarak, hiçbir menfaat gözetmeden, taraftarıyla ve kentle omuz omuza bir hale getirecek, kalıcı ve uzun vadeli başarılara imza atacak aday arkadaşlarımızın projelerini incelemek istiyoruz.
Kongre üyelerinin sağduyusuna herkes güvensin.
Benim bu takım için mücadele ruhum hiç değişmedi. Artık hedefimiz belli; geleceğin Eskişehirspor’u için oylarımızla ve fikirlerimizle çalışmak...
Kimse kıvırmasın...
Bana her şeyi söyleyebilirsiniz... Bana her türlü hakareti yapabilirsiniz... Ama bu kulübün içini boşaltamazsınız... İçine soktuğunuz borç batağından aynı yollarla çıkaramazsınız...
Kimse boş konuşmasın....
Damdan düşenin halinden damdan düşen anlar...
Hepimiz, bütün şehir istişare ederek, herkesi kucaklayacak şekilde orta ve uzun vadede geleceğin Eskişehirspor anlayışı için proje üretmeliyiz.
Yoksa şu kadar parayla geliyorum, arkamda şu var, bu var... Hepsi hava cıva... Karnımız tok bu tip söylemlere...
Milyonlarca lira kaynak, futbolculara ekstra prim açıklamalarını çok duyduk bu sene... Benim görevim değil, basın yoluyla verilmiş taahhütlerin peşinden koşmak. Herkes bir gün gelir sorar: “Gerçekten bu vaatler hayata geçmiş mi?”, diye.
Burada bazı ilişkilerin ipucunu verdim. Bu camia, siyaset-spor-medya-lobi dörtlüsünü çözerse, bu takımın geleceğine büyük katkı sağlamış olur. Ben, şimdilik buraya kadar paylaşıyorum.
Ligin başında takımımızı yöneten hocamızın tespitleri doğrultusunda transfer istememesini kabul etmek, ilk yarıdaki şansızlıklar, hakem hataları, yaşadığımız kronik sıkıntıların çözümünde ligin ilk yarısında daha proaktif çalışmama gibi temel konularda hatalarımız oldu.
Ligin ikinci yarısında ise, ortaya bambaşka bir tablo çıkardık.
Taraftarımızın inanılmaz desteği ile bambaşka bir performans ortaya koyduk.
Sayın Valimiz Güngör Azim Tuna’nın herkese örnek olacak çabaları ile sonuç odaklı bir çalışma yürüttük.
Hakem hatalarının en çok etkilediği takım olduk. Bunu sadece biz değil, Türk futbol camiası da kabul ediyor.
Bütün bunlarla uğraşırken, detaylarını bahsettiğim bir sürü olumsuz girişimle de mücadele etmek zorunda kaldık.
Eğer, geleceğin Eskişehirspor’unu oluşturmak istiyorsak, kişisel menfaatlerden ve çekişmelerden uzak, kentin tüm dinamikleri ile istişare kültürünün inşa edildiği, şeffaf bir yapıya geçmemiz şart.
Yeni yönetimin sürdürülebilir kaynaklar üretmesi konusundaki çabalarına destek olmalıyız. Altyapıdan futbolcu yetiştiren uluslararası örnekler iyice incelenip, sonrasında da bize ait bir yapıda “ekol bir futbol kulübüne” dönüşmeliyiz.
Sıkıntılarımız kronik. Kişilerin tek başına altından kalkabileceği boyutu aşmış durumda. Geçtiğimiz yıllarda har vurulup harman savrulmasının etkisi bu durum tabii ki…
Ben nasıl, bir fitne ile geçirdiğim soruşturmanın “tertemiz raporu” ile göğsümü gere gere kendi dönemim hakkında konuşabiliyorsam; geleceğin Eskişehirspor’unda da bu bir kültür haline gelmeli.
Şirketleşme işinin yarım kalmaması gerekiyor. Kulübün taraftara açılması için yapmış olduğumuz çalışmaların sürdürülmesi çok önemli. Şu ana kadar bize başvuran (bizi eleştirenler dahil) herkesin başvurusunu kabul ettik. Bürokratından, esnafına, akademisyeninden, kamu görevlisine, hukukçusundan sanayicisine tüm kesimlere kulübümüzün kapılarını ardına kadar açtık. Bizim dönemimizde başlayan, uluslararası denetim firmalarının kulüp harcamalarını denetlemeye devam etmesi şeffaflık açısından hayati bir değere sahip.
Önümüzde bir seçim var.
Projelerin konuşulduğu, bahsettiğim vizyonda katkı sağlayacak tüm adaylara başarılar diliyorum. Eskişehirspor camiası, kulübü geleceğe taşıyacak vizyona sahip insanlar barındırmaktadır.
Belki de tek ihtiyacımız olan şey, bildik şeyleri söyleyen ve niyetleri kamuoyu önünde aleni hale gelmiş kişilerin biraz sessiz kalıp, yeni seslere ve bakış açılarına fırsat tanımaktır.
Bu açıklama ve kongrede yapacağım konuşma sonrasında, yukarıda bahsettiğim vizyonun gerçekleşmesi veya riske girmesi dışında herhangi bir şekilde başka bir açıklama yapmayacağım.
Allah, bu zorlu mücadelede bana inanan, emeğime ve alın terime saygı duyan ailemden, camiamdan, çalışanlarımızdan, dostlarımızdan, kongre üyelerimizden, kentimizin kanaat önderlerinden ve taraftarımızdan razı olsun.
Saygılarımla,
 

 
Kaynak : anadolugazetesi.net
1000
icon
erdem 27 Mayıs 2016 15:44

Şu taraftar forum sayfasına uygulanan kapatmanın sebebinide izah edeydin Mesut Bey...

0 0 Cevap Yaz
bursa es 27 Mayıs 2016 10:57

Sadece masal anlatıyorsun. ..eski başkanı özel kuruluşlar teftiş ettirmiştir ne oldu...onlar takımı başarılı bıraktı. ..siz nasıl bıraktınız. ..sen nasıl vicdansız bir insansın..Eskişehirspor a ne verdiniz ...soruyorum...kendi şirketini böyle yöneten bir idareci olsa ne yapardın. ..biz Eskisehir liyiz nerde olursak ..yüreğimizle. ..siz nerelisiniz?

0 0 Cevap Yaz
Hayder 26 Mayıs 2016 18:22

Sen ne anlatıyorsun ve mesut . Kaç liralık borç altın ne kadar oldu. Bir yılda kac oyuncu transfer ettim. Kimleri kaca sattin. Herşeyi geç Sen takımı dusurdun bunun hesabını ver... Sen neyin pesindesin....

0 0 Cevap Yaz
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat